enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhpEğitimTeknolojiKadınModaGüzellikOkulSahurSatsi
DOLAR
8,4733
EURO
10,2774
ALTIN
508,73
BIST
1.454
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
23°C
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Salı Gök Gürültülü
22°C
Çarşamba Gök Gürültülü
24°C
Perşembe Gök Gürültülü
24°C
Cuma Gök Gürültülü
24°C

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İftiralarla kaybedecek vaktimiz yok

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “FETÖ’den PKK’ya organize suç örgütlerine kadar tüm yeminli millet düşmanlarının iftiralarını Meclis kürsüsüne taşımakta ısrar edenleri gördükçe üzülüyoruz. Onlarla kaybedecek vaktimiz yok, yapacak işimiz çok” dedi. Muhalefet partilerine de yüklenen Erdoğan, “Milletten umutlarını kesenler, terör örgütleri yetmemiş olacak ki suç örgütlerine bel bağlamış durumdalar” ifadelerini kullandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İftiralarla kaybedecek vaktimiz yok
09.06.2021 15:50
0
A+
A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuştu. Erdoğan’ın açıklamalarının satırbaşları şöyle:

“Bu çatı altında elde edilen her netice ülkemizi hedeflerine bir adım daha yaklaştırmaktadır. 23 Nisan 1920’den beri, sizler artık çok daha büyük sorumlulukla karşı karşıyasınız. 2023 hedefleriyle ülkemizi buluşturma vizyonuyla Meclis’te ve şehirlerimizde sizler geliyorsunuz. İki defa gazilik unvanı ile şereflenen Meclisimiz her dönem zorlu imtihanlardan geçmiştir. Çok partili siyasi hayata geçişimizde, tek parti faşizmine rağmen, Türkiye’yi demokrasiyle, milli iradenin üstünlüğüyle yine bu Meclis tanıştırmıştır.

Son dönemde Meclisimiz birbiri ardına önemli imtihanları vermiştir. Türkiye 2013’teki Gezi olaylarıyla başlayan karanlık senaryonun ikinci veçhilesiyle 7 Haziran’da karşılaşmıştır. Eski Türkiye özlemlerinin tekrar canlandırılmaya çalışıldığı 7 Haziran 2015 seçimlerinin asla unutulmaması gerekiyor. Bu seçimin ardından Kasım 2015’te yenileme seçimi, 2016’da darbe girişimi, 2017’de halk oylaması, 2018’de erken seçim, 2019’da mahalli seçim yaşamıştır.

Milletimizle birlikte yürek yüreğe vererek ülkeyi kaosa ve çöküşe sürükleme oyununu bozduk. Türkiye, 2019’dan itibaren gerçekleştirdiği, halen devam eden harekatlarla güney sınırını güvence altına almıştır. Ülkemizi sahillere hapsetme girişimlerine etkili cevaplar vermiştir. Salgın süreci bu yoğun dönemi yeni bir seviyeye taşımıştır.

Türkiye siyasetten güvenliğe, ekonomiden sağlığa kadar tüm sıkıntıların üstesinden gelerek 84 milyon vatandaşın hakkına, hukukuna sahip çıkmıştır. Verdiğimiz mücadelelerin hiçbirinde ülkemizin onurunu ve itibarını yere düşürmedik. milletimizin başını yere eğdirmedik.

Dün CHP Genel Başkanı koltuğunda oturan zat çıkmış lağım çukuru olarak ifade ettiği sözleri Meclis kürsüsünden tekrarlıyor. Aynı kürsü FETÖ’nün kumpas projelerine de alet edilmişti. Aynı kürsü nice çarpıtmalarda da kullanıldı. Bu ancak kendini oraya layık görenlerin işidir. Milletten umutlarını kesenler, terör örgütleri yetmemiş olacak ki suç örgütlerine bel bağlamış durumdalar.

Onurlu insanların başvurduğu istifa diye bir müessese vardır. Girdiği her seçimden onurunu ayaklar altına alıp koltuğunda oturmaya devam edenler önce aynanın karşısına geçip bunu kendisine söylemelidir. Türkiye’de hiç kimsenin bu haysiyet fukaralarından ders almaya ihtiyacı yoktur. Artık 75 yılını geride bıraktığımız çok partili siyasi hayatımızın armağanı olan demokrasi, sandık gibi kazanımlar darbelere rağmen ülkemizi en üst lige taşımıştır.

Bizim tek pusulamız aziz milletimizdir. Biz demokrasiyi, hukuku, adaleti birileri dayattığı için değil, milletimiz bunlara layık olduğu için tesis etme gayreti içinde olduk. Biz terör örgütleriyle, suç örgütleriyle mücadelemizi birilerinin yardımıyla değil, milletimizle göğüsledik.

Hal böyleyken AK Parti’yi kirli senaryoların içine yerleştirme gayretlerini kabul etmemiz mümkün değildir. Terör örgütleriyle de suç örgütleriyle göğüs göğüse mücadele eden parti biziz. Kendi kirli geçmişlerini bizi karalayarak örtebileceklerini sananlar, sosyal mecra üzerinden değil, demokratik mecralarla yönetildiğini 2023’te bir kez daha göreceklerdir.

Bize iftira atan kesimlere baktığımızda arkalarında 3-4 örgütün bulunduğunu görürüz. Bunlardan biri PKK ve sivil görünümlü uzantılarıdır. Bir diğeri FETÖ terör örgütüdür. Diğeri ise eskiden beri Ermeni örgütlerinin artığı kuruluşlardır. Şimdi bir de organize suç örgütü mensuplarını eklediler. Bunların hepsi aynı kaynaklardan beslenmektedir. Tüm bu malzemeleri kişisel ikbal uğruna tekrarlayan bir kısım siyasetçileri de bu listeye eklememiz gerekiyor.

FETÖ’den PKK’ya organize suç örgütlerine kadar tüm yeminli millet düşmanlarının iftiralarını Meclis kürsüsüne taşımakta ısrar edenleri gördükçe üzülüyoruz. Onlarla kaybedecek vaktimiz yok, yapacak işimiz çok.

Sözde siyasi parti genel başkanı olarak çıkıp konuşanlara, durmadan hep iftira. Neymiş millet açmış, bundan bahsediyorlar. Aç olarak dolaşanları buyurun siz de doyuruverin. Bizler tüm imkanlarımızı seferber ederek yaptık. Yapmaya devam ediyoruz. Bu konuda en ufak bir aksama söz konusu değil. Yapılandırma ise tüm yapılandırmaları yapıyoruz. Nankörlük parayla değil. Onlar nankörlüğe devam ediyorlar. Bunlar çıkmış millet aç diyor.

Evet, ben Rizeliyim. Rize’de çay müstahsilinin davranışını iyi bilirim. Trakya’daki üreticilerin çeltik üreticisinin yaklaşımını iyi biliyorum. Ama bunlardan bihaber olanlar kalkıp da çeltik üretici ne üretir bundan anlamaz ki… Bizler bütün bunları oradaki kooperatiflerin yöneticileriyle görüşerek adımlarımızı attık.

Çevrenin korunmasında bugüne kadar yaptıklarımızın ve sorunlarla yapacaklarımızın kapsamlı bir değerlendirmesini ayrıca yapacağım. Bizim gündemimizde ülkemize ve milletimize yapacağımız hizmetlerden, eserlerden, 7 düvele karşı verdiğimiz ve vereceğimiz mücadelelerden başka konu yoktur. Milletimizle birlikte sizler de takip ediyorsunuz. Onlarca yol, tünel, köprü, baraj, millet bahçesi, toplu konut açılışı yapıyoruz.

Yerli otomobilimize sahip olma konusundaki çalışmalarımız planladığımız gibi yürüyor. Tüm OSB’lerde yeni fabrikalar inşa ediliyor, kapasiteler genişliyor. Eğitimde okul öncesinden üniversiteye kadar güçlü altyapı kurduk, semeresini görmeye başlayacağız. Sporda da çocuklarımız ve gençlerimizi geleceğe hazırlayacak altyapı kurduk.

Bunlar zillet ittifakının işi değil, Cumhur İttifakı’nın işi. Biz cumhur için her adımı atmaya varız ve devam edeceğiz.

Son dönemde Marmara’da başlayan ve giderek genişleyen müsilaj sorununa da bu anlayışla bakıyoruz. Nasıl Haliç’i tertemiz yaptıysak, orada balık tutar hale getirdiysek bu müsilajdan Marmara’mızı temizleyeceğiz. Meseleyi ilk andan itibaren titizlilikle takip ettik. Alınan numuneler incelenmeye başlandı.

Haliç’i, Marmara’yı ve Boğazları koruma konusunda yaptığımız tecrübeler konusunda Marmara Denizi Koruma Eylem Planımızı paylaştık. Marmara’daki illerimize genelge gönderildi. 15 noktadan temizleme çalışmaları başladı. Kıyılarımızı bu tehditten korumak için yürütülecek çalışmaların bilimin desteğiyle yürütülmesinin önemli olduğuna inanıyoruz. Daha sonra bilim insanlarıyla Külliye’de bir araya geleceğiz. Marmara’yı koruma alanı ilan ederek gereken tüm adımları atarak Marmara’yı temizleyeceğiz. Stratejik planımızıda 3 ay içinde tamamlıyoruz. Meclis komisyonumuz araştırma komisyonu kurulması için girişimlere başladı.

Silahtarağa’daki arıtma tesisini törenle durduran, metro inşaatını toprakla kapatan, Küçükçekmece derelerini bakterilere teslim eden pek çok yerde çöp toplamaktan aciz olan her yerinden basiretsizlik akan bir zihniyete bu ülkeyi terk edemeyiz. Herkes öncelikle kendi işini yapacak. Sokağıyla, parkıyla, deniziyle şehrini koruyacak. İşini yapamayanların eksikliklerini kapatmak bize düşüyorsa, gereğini yerine getirmekten çekinmeyeceğiz.

Kanal İstanbul’un inşasına da başlıyoruz. Planlama sahasının yarıdan fazlası yeşil alandan oluşan bu proje İstanbul’un ve ülkemizin iftiharı olacak. Depremi tetikleyeceğinden, susuzluğa yol açacağını zırvalayanlar önce görevlerini yerine getirsinler sonra laf etsinler.

Salda Gölü çevresindeki belediyelerin yetersiz kalmasıyla özel çevre bölgesi ilan ederek koruma altına aldık. Salda Gölü’ndeki su kalitesini de izliyoruz. Arıtma tesisinin faaliyete geçmesiyle uluslararası düzeyde incelemelere konu olan güzelliklerini geliştirerek geleceğe aktaracağımıza inanıyoruz.

Plastik poşetleri ücretli hale getirdiğimzide muhalefet bize demediğini bırakmamıştı. Böylelikle plastik poşet kullanımını yüzde 75 azalttık. Türkiye Çevre Ajansı ile yılda 9 milyar su ambalajını geri dönüşüme sokuyoruz. 0 Atık Projesi de BM tarafından ödüle layık görülen bir başarı hikayesine dönüştü. Şu ana kadar 93 bin kamu binasında hayata geçen proje ile 209 milyon ağaç kurtarıldı. Geri dönüşüm oranını yüzde 22’ye çıkardık, yüzde 35’i hedefliyoruz.

Geçtiğimiz hafta 10’unun açılışını yaparak 61’e ulaşan millet bahçelerimiz bile başlı başına çevre devrimidir. Avrupa’da en çok ağaçlandırma yapan ilk, dünyada 4’üncü ülkeyiz. Yenilenebilir enerjide Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 13’üncü sırasına geldik.

Çevre bir propaganda aracı değil, bir inançtır. Ülkemizi ağacıyla, arıtmasıyla tertemiz hale getiriyoruz. Bizim eserlerimize ve hizmetlerimize engel olamadılar, olamayacaklar. Havamızı, suyumuzu, topraklarımızı kirlilikten korumak için nasıl mücadele ediyorsak, siyaseti de kirli ellerin, kirli niyetlerin operasyon aracı olmaktan kurtaracağız. 2023 Haziran çok önemlidir. Varsın birileri ülkenin ve milletin geleceğini lağımlarda arasın, biz büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa edene kadar bu yola devam edeceğiz.

Türkiye’yi kendi içinde siyasi ve sosyal kaosa sürüklemek için girmedik kılık bırakmayanların, dünyaya serptikleri kin ve nefret tohumlarının sonuçlarını görüyoruz. Bunun acılarını çeken dünya genelinde Müslümanlar, Avrupa’da Türkler’dir. Mültecileri Akdeniz’de, Ege’de ölüme terk edenlerin sırtını sıvazlayanları tarih affetmeyecektir. Kanada’da yaşanan son saldırı bunun nasıl bir tehdit haline dönüşütüğünün en bariz örneğidir. Dünya 5’ten büyüktür demeye, hakkı, hakkaniyeti, adaleti savunmaya devam edeceğiz.

NATO Zirvesi’nde gündemimizi muhataplarımızla ele alacağız. Herhangi bir geri adım olmayacak. NATO’nun en önemli üyesi olan Türkiye ittifak kapsamında üzerine düşen görevleri yerine getirmiş bir ülkedir. Diğer ortaklarımızdan tek beklentimiz ülkemizin egemenlik haklarına ve güvenlik hassasiyetlerine saygı göstermesidir. Terörle mücadele ve insani krizlere etkin mücadele konusunda işbirliği teklifimizi tekrarlayacağız.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: